Çikolata kisti, kanser değil ama kanser gibi davranıyor

Çikolata kisti, kanser değil ama kanser gibi davranıyor

Prof. Dr. Bülent Berker, “Çikolata kisti kanser değil ama kanser gibi davranan iyi huylu bir hastalık” dedi

A+A-

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Bülent Berker, endometriozis yani halk arasında bilinen adıyla çikolata kistinin kanser olmadığını ancak kanser gibi davrandığını belirtti. Çikolata kistinin belirtilerinden tedavi yöntemlerine kadar merak edilen birçok konuya açıklık getiren Prof. Dr. Berker, “Mutlaka 6 ayda bir doktor kontrolüne gitmek gerekiyor” dedi.

 “ÇİKOLATA KİSTLERİNİN NEDEN OLUŞTUĞUNU BİLMİYORUZ”

Çikolata kistlerinin neden oluştuğu konusunda birçok teori olduğuna vurgu yapan Berker, “Adet kanı geriye doğru tüplerden kaçıp karna doğru akınca, yumurtalıkların üzerinde ve içinde birikiyor. Bunlar vücut tarafından temizlenemeyince de kist halini alıyor. Aslında çikolata kistlerinin neden oluştuğunu bilmiyoruz ama bununla ilgili çeşitli teoriler var. Karın iç zarını döşeyen periton adında bir tabaka var. Bir de rahim iç zarını döşeyen endometrium adında bir tabaka var. Normalde endometrium tabakası tüplerimiz açık olduğunda karnımızın içine dökülebiliyor. Yani dışarı kanama olduğu gibi karın zarı boşluğuna da kanama olabiliyor. Normalde vücudun bu kanamayı temizlemesi lazım. Ama bir teoriye göre vücut bunu temizleyemiyor, dolayısıyla da çikolata kisti oluşuyor. Bir başka teoriye göre de rahim iç tabakasından kana geçen hücreler bu hastalığı yapıyor. Diğer bir teori ise karın iç zarı yani periton tabakasında kendiliğinden endometrium benzeri endometriozis dediğimiz hastalığa bir dönüşüm oluyor. Ancak şu anda çikolata kistinin kesin sebebi bilinmiyor” diye konuştu.

KANSER GİBİ DAVRANIYOR

Çikolata kistinin kanser olmadığına değinen Berker, kanser gibi davranan iyi huylu bir hastalık olduğuna dikkat çekti.

Çikolata kistinin belirtilerinden de bahseden Prof. Dr. Berker, “Çikolata kisti bir kanser değil. Ama kanser gibi davranıyor. Etraftaki dokulara yayıldığı için oralarda tıkanmalara sebep olabiliyor. Örneğin, idrar kesesine bulaşabiliyor. Bu sebeple sık idrar, ağrılı idrar, kanamalı idrara neden olabiliyor. Kalın bağırsağa da geçebiliyor. Böbrek kanalını tıkayıp bir süre sonra böbreğin çalışmasını da engelleyebiliyor. Kanser değil ama kanser gibi davranan iyi huylu bir hastalık.

GENETİĞİ BİLİNMEYEN GENETİK BİR HASTALIK

Çikolata kisti, genetiği bilinmeyen genetik bir hastalıktır. En çok 20’li yaşlardan sonra görülüyor. Genelde de 30’lu yaşlarda tanı alıyor. Normalde ağrılı adet yaptığı için önceleri bu normal karşılanıyor. Daha sonra anormal geliyor ve bu nedenle doktora gidiliyor. O yüzden çikolata kistinin önlenmesi mümkün değil. Ancak büyümesini engelleyebiliriz. Doğum kontrol hapı ve benzeri haplarla bu kistlerin büyümesini yüzde 80 oranında durdurabiliyoruz. Fakat bazı hastalarda da hiçbir şekilde durduramıyoruz ve kist büyüyor. Çok az bir orandaki bazı kistler ise hiç ilaç alınmasa bile kendiliğinden gerileyebiliyor” şeklinde konuştu.

“ADET DÖNEMİNDE, ACİLE TAŞINACAK KADAR CİDDİ AĞRILAR OLUYOR”

“Çikolata kisti, en çok ağrılı adete sebep oluyor” diyen Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Bülent Berker, “Sürekli adet ağrısı yaşayan kadınların yüzde 70’inde çikolata kistine rastlıyoruz. Çikolata kisti, en çok ağrılı adete sebep oluyor. Adet döneminde, acile taşınacak kadar ciddi ağrılar oluyor. Adet bittikten sonra da hiç geçmeyen bel ağrıları yaşanabiliyor. Cinsel ilişkide ağrı da yaşanıyor. Psikolojiyi ciddi bir şekilde etkileyen bu ağrılar, kişilerin devamlı ağrı kesici tüketmesine de sebep oluyor. Bu nedenle psikolojiyi ve morali de oldukça etkiliyor. En çok da bebek sahibi olma konusunu etkiliyor.

“TEDAVİDEN SONRA KİSTİN TEKRAR OLUŞMA DURUMU DA VAR”

Eğer kişilerin bebek sahibi olma düşüncesi henüz yoksa tedavi için ilaç verebiliyoruz. Eğer haplardan cevap alamazsak o zaman iğne veriyoruz. Ağrılar iğne ile de geçmezse o zaman ameliyat yapıyoruz. Eğer bebek sahibi olmak istiyorlarsa ve çikolata kisti 5 cm’nin üzerindeyse onları ameliyat ediyoruz. Kisti kapalı ameliyatla temizliyoruz. Tüplerde tıkanıklık varsa, karın zarında yapışıklık varsa onları ortadan kaldırıyoruz. Daha sonra yaklaşık 1 yıl içerisinde de kişilerin kendiliğinden gebe kalmasını istiyoruz. Eğer cerrahi sonrasında tüpler tıkalıysa ya da 1 yıl geçmesine rağmen hala bebek olmamışsa o zaman bu hastalara direkt tüp bebek tedavisi uyguluyoruz. Ancak kadının yaşı ilerlemeden bebeği elde etmemiz gerekiyor. Çünkü, kadın yaşı arttıkça yumurtanın hem sayısı hem de kalitesi azalıyor. Bu hastalığı tedavi ettikten sonra yıllar içerisinde kistin tekrar oluşma durumu da olabiliyor. Ancak sadece bir kez ameliyat yapacağız. Her nüksettiğinde ameliyat yapmayacağız. Ancak mutlaka 6 ayda bir doktor kontrolüne gitmek gerekiyor” ifadelerini kullandı.

“ÇİKOLATA KİSTİNİN, ÇOK FAZLA ÇİKOLATA TÜKETMEYLE BİR ALAKASI YOK”

Çikolata kisti olan hastaların nasıl beslenmesi gerektiği konusunda da bilgi veren Bülent Berker şunları söyledi: “Mümkün olduğunca kafeinli besinlerden uzak durmalıyız. Herkesin uzak durması lazım ama çikolata kisti olan hastaların kafeinden uzak durmasında fayda var. Yürüyüş ve spor yapmaları da gerekiyor. Bir de mümkün olduğunca doğal ürünlerle beslenmeleri lazım. Çikolata kistinin, çok fazla çikolata tüketmeyle de hiçbir alakası yok. Böyle yanlış da bir algı var. İçerisinde erimiş halde bulunan pıhtı, erimiş çikolata gibi göründüğü için çikolata kisti deniyor.”

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.