Haftalık EKONOMİ ANALİZİ

Haftalık EKONOMİ ANALİZİ

Haftalık EKONOMİ ANALİZİ

A+A-

 

Bu çalışma, 14 Eylül 2020 ile başlayan haftanın makroekonomik analizini yapmak ve Türkiye’yiilgilendiren bazı politik ve ekonomik verileri değerlendirerek öngörülerde bulunmak amacı ile hazırlanmıştır.

Geçen Haftaya Bakış: Geçtiğimiz hafta küresel piyasalarda gündem Avrupa Birliği Merkez Bankası (ECB) Başkanı Lagarde’ın yaptığı açıklamalar oldu.Ayrıca ABD Başkanı Trump, Çin ile gerilimi belli bir tonda tutmaya devam eden beyanlarda bulundu. Ülkemiz genelindeyse Cumhurbaşkanımızın iyimser açıklamaları dışında fiyat hareketlerini etkileyecek oranda ciddi bir veri akışı olmadı. Elbette pandemi ve aşı çalışmaları yine gündemin üst sıralarındaki yerini korudu.

ECB Para Piyasa Kurulu Toplantısı Yapıldı: Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde, ECB’nin faizlerde değişiklik yapmadığı para politikası kararının ardından düzenlenen basın toplantısında şunları söyledi:

*Son veriler Euro bölgesinde toparlanmanın güçlü olduğuna işaret ediyor.

*Toparlanma tahminlerle büyük ölçüde uyumlu, ancak toparlanmanın gücü konusunda belirsizlikler var.

*Düşük enerji fiyatları enflasyonu aşağı çekiyor, destekleyici para politikasına ihtiyaç devam ediyor.

*Döviz kurunu izlenmeye devam edilecek.

*Euro bölgesinde toparlanmanın bundan sonraki seyri büyük ölçüde salgının nasıl gelişeceğine bağlı.

*ECB'nin tahminleri alternatif senaryoları da içeriyor, büyüme üzerindeki riskler aşağı yönlü diye öngörülüyor.

* ECB’nin herhangi bir kur hedefi yok.

Yorum: ECB toplantısı piyasaların beklediği gibi tahminlerin korunması ve bekle-gör politikasının korunması yönünde gerçekleşti. Alınan karar doğrultusunda faizler yüzde 0,0 seviyesinde sabit tutulurken, 1.35 Trilyon Euro’ luk “Acil Durum Tahvil Alım Programının” ( PEPP) korunduğu açıklandı. ECB, pandemi acil durum tahvil alım programına, 2022 yılı sonuna kadar yeniden yatırım yapılacağını açıkladı. Bunun aslında piyasaları tatmin etmediği düşünülmektedir. Zira piyasalarda pandemi kaynaklı acil durum tahvil alım programının gelecek Aralık ayında kadar 350 milyar Euro artırılmasına yönelik beklenti mevcuttu. Ayrıca alımların altı ay daha uzatılması öngörülüyordu. Oysa Covid-19 salgını nedeniyle Mart ayında başlatılan ve Haziran ayında artırılarak toplam 1 Trilyon 350 Milyar Euro’ya çıkarılan PEPP'in boyutunda herhangi bir değişiklik yapılmadı. Böylelikle ECB’nin pandeminin gelecek aylarda oluşturabileceği risklerin artması ihtimaline karşı alan bıraktığı değerlendirilmektedir.

FED Başkanı Powel’ın Açıklaması: ECB toplantısı ile paralel olarak Powel, FED'in para politikasında ayağını  gaz pedalında yıllarca daha tutmayı planladığını ortaya koydu: “Faizler ne kadar gerekirse o kadar süre düşük kalacak." dedi.

ABD Başkanı Trump Konuştu: Trump, ABD ve Çin ekonomilerinin ayrıştırılmaları fikrini yeniden gündeme getirdi. Trump, ABD ile Çin'in artık iş yapmamaları halinde ABD'nin para kaybetmeyeceğine işaret etti. 

Trump, 2020 başkanlık seçimi kampanyasına kendi mal varlığından 100 Milyon Dolar aktaracağı iddialarına ilişkin olarak da "Gerekirse yaparım. Kazanmamız için ne gerekirse yapacağız." dedi.

Trump, Covid-19 nedeniyle ülke ekonomisinin bir kez daha durdurulmayacağının altını çizerken, Çinli şirket TikTok'a ABD’li bir şirkete satılması için verilen süreyi uzatmayacaklarını açıkladı.

Bunun yanı sıra Trump, Irak ve Afganistan’daki asker sayısını düşüreceklerini de söyledi.

ABD’de Ek Yardım Çıkarılması Konusunda Henüz Anlaşma Sağlanamadı: ABD'de, “Demokrat senatörler”, Covid-19 salgınının ekonomik etkilerine yönelik hayata geçirilmesi amacıyla senatonun oylamasına sunulan 1 trilyon dolarlık yeni teşvik paketini "yeterli olmadığı" gerekçesiyle engelledi.

Yorum: ABD Başkanı Trump’ın bahse konu yardımı bir şekilde çıkaracağını bilen demokratların siyaseten “Yetersiz” bulduklarını beyan ederek  yardımı engelleyen konumuna düşmek istemedikleri değerlendirilmektedir.

Fitch Kürersel Ekonomiyi Değerlendirdi: Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings'in Küresel Ekonomik Görünüm raporunda, küresel büyüme tahmininin bu yıl için % -4,6’dan %-4,4’e revize edildiği, Covid-19 salgınından benzeri görülmemiş şekilde etkilenen ekonomik aktivitenin, tahmin edilenden daha iyi bir şekilde toparlandığı belirtildi.

Bahse konu raporda küresel ekonominin 2021 yılında % 5.2, 2022 yılında ise % 3.6 seviyesinde büyüme kaydetmesinin öngörüldüğü bildirildi.

Raporda, 2020 yılı için, ABD ekonomisinin büyüme tahmininin yüzde %-5,6’dan %-4,6’ya, Çin ekonomisinin büyüme tahmininin ise %1,2’den %2,7’ye revize edildiği ifade edildi.

Fitch Asya'da ekonomik büyüme yılın ikinci yarısında pozitife dönecek öngörüsünde bulundu.

Fitch anılan raporunda Türkiye ekonomisinin 2020 için büyüme tahminini % - 3,90’dan % - 3,2’ye revize etti.

OECD Türkiye’yi Övdü: OECD yaptığı açıklamada Türkiye, ekonomik göstergeleri en fazla bozulup en hızlı toparlayan ülke olduğu tespitinde bulundu.

İngiliz Ekonomisi, Temmuz Ayında Büyüme Kaydetti: İngiliz Ulusal İstatistik Ofisi (ONS) tarafından yapılan açıklamada, İngiliz ekonomisinin Temmuz ayında % 6,6 seviyesinde büyüme kaydettiği, fakat ekonomik aktivitenin halen virüs salgını öncesindeki seviyelerin altında seyrettiği kaydedildi. 

ONS açıklamasında son üç aylık büyüme verilerinde pozitif seyrin olmasına rağmen, ekonominin salgın nedeniyle kaydettiği üretim kaybının sadece yarısını telafi edebildiği belirtildi.

Öte yandan, AB Komisyonu, İngiltere'nin Brexit ayrılık anlaşmasının bazı maddelerini ihlal etmeyi planladığının ortaya çıkmasının ardından, İngiltere’ye “Anlaşmaya uy!” çağrısı yaptı.

Buna karşılık İngiltere Başbakanı Boris Johnson da AB’ye tepki gösterdi. Johnson yapmış olduğu açıklamada, "Teorik olarak ülkemizi bölme ve parçalama gücünü uluslararası bir örgütün eline bırakamayız." dedi

Macron Liderliğinde “Türkiye” Konulu Akdeniz Zirvesi Yapıldı: Aralarında Fransa, İtalya, Yunanistan ve Güney Kıbrıs'ın da olduğu 6 Akdeniz ülkesi Türkiye'yi tartışmak için Korsika Adası'nda toplandı. Toplantıda Güney Avrupa Ülkeleri Birliği Forumu'nda Doğu Akdeniz'de yaşanan gerginlik ve Türkiye ele alındı.

Zirve sonrasında gerçekleşen ortak basın toplantısında konuşan Macron, "AB üyesi ülkeler olarak Akdeniz konusunda yapıcı politikamız olmalı." diye konuştu. 

Macron, Avrupa'nın göç konusunda kapsamlı politikanın geliştirmesi gerektiğini ifade etti. 

Türkiye ile 2016'da yapılan göç anlaşmasının canlandırılması gerektiği üzerinde durduklarını belirten Macron, geri kabul mekanizması tekrar yürürlüğe girmesini istediklerini dile getirdi.

Macron açıklamasında geri adım sinyalleri vererek "Türkiye ile iyi niyetle yeniden ilişki kurmak istiyoruz." ifadesini kullandı.

Yorum: Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Libya ile imzalanan anlaşmadan bu yana ülkemize yönelik olarak gergin ve agresif bir tavır içindedir. Bu bağlamda önce BM nezdinde anılan anlaşmanın geçerli olmaması için çaba göstermiş bu çabaları sonuçsuz kalınca AB’yi harekete geçirerek Türkiye’ye ortak yaptırım uygulanmasına çalışmıştır. Bu konuda da istediğini elde edemeyen Macron son olarak da yukarıdaki toplantıdan ülkemize yönelik ortak tavır almalarını ve yaptırım kararı çıkmasını amaçlamıştır. Fransız liderin toplantı sonrasındaki konuşmasındaki üslubundan burada da arzu ettiği sonuca ulaşamadığı ve uzlaşma yoluna giden barışçıl lider rolüne bürünmeye çalıştığı düşünülmektedir.

Petrol Fiyatları Düşüyor: Petrol fiyatları, ikinci haftayı da kayıpla kapattı. Petrol fiyatları, ABD stoklarındaki artışın küresel enerji talebi toparlanmasının düşünülenden daha uzun süreceğine dair işaretleri artırmasıyla, Nisan’dan bu yana ilk defa arka arkaya ikinci haftasını da kayıpla kapatmış oldu.

KKTC’den Türkiye’ye Karantina Uygulaması:KKTC’de Covid-19 vakalarında meydana gelen artış nedeniyle Türkiye’den gelen tüm yolcuların 7 gün süreyle karantinaya alınması kararı alındı.

Moody’s Türkiye’nin Kredi Notunu Düşürdü:Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody's Investors Service, Türkiye'nin kredi notunu, ülkenin dış kırılganlıklarının yanında mali tamponlardaki aşınmayı ve kurumsal zorlukları işaret ederek düşürdü.

Kuruluş Türkiye'nin kredi notunu B1'den B2'ye indirdi ve not görünümünü mali ölçümlerin beklenenden daha hızlı kötüleşebileceğini kaydederek "negatif"te bıraktı.

Moody's analistleri, altın hariç brüt döviz rezervlerinin bu yıl yüzde 40'tan fazla düşerek 4 Eylül itibarıyla 44.9 milyar dolara indiğini ve bunun ülkenin ödemeler dengesini sürdürebilme yeteneği üzerinde baskı oluşturduğunu kaydettiler. Moody's ayrıca artan jeopolitik riskler konusunda da uyarıda bulundu.

Diğer kredi derecelendirme kuruluşlarından S&P Global Ratings'in Türkiye için kredi notu B+ ve Fitch Ratings'in ise BB- seviyesinde bulunuyor.

Yorum: Kredi derecelendirme kuruluşları ile Borsa İstanbul (BİST) arasında ters korelasyon vardır. Türk borsasında endeks zirvedeyken, coşku en yüksek seviyedeyken ülkemizin kredi notunu düşüren Moody’s bir açıklama yapıp 24 yıl aradan sonra Türkiye’nin kredi notunu yatırım yapılabilir seviyeye çıkarmış, bunun ardından birkaç gün içinde BİST şelale şeklinde düşerek adeta çakılmıştır. Bunun tersi de daha önce de yaşanmış; BİST diplerde ve korku hakim iken Moody’s kredi notumuzu düşürmüş, birkaç gün sonra da BİST endeksi zirve yapmış, borsa yükselmiştir.

Şu anda da piyasalarda korku hakimdir ve BİST 100 Endeksi dip yapmaktadır. Bu bağlamda yine Moody’s kredi notumuzu düşürmüştür. Yabancı takası da %50’ler seviyesindedir. Burada Moody’s şirketinin büyük ortağı ünlü emlak ve borsa spekülatörü Waren Buffet’in yabancı yatırımcıya “Türk borsası çok ucuz ve diplerde. Alım yapabilirsiniz.” mesajı verdiği ve önümüzdeki hafta içinden itibaren BİST’in yeni bir ralliye başlayabileceği değerlendirilmektedir.  

Cumhurbaşkanımızın Açıklaması: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan taptığı açıklamada: “Yılın ikince çeyreğinde bir küçülme yaşamış olsak da dünyadaki pek çok devletten daha iyi olduğumuz bir gerçek. Tüm veriler üçüncü çeyrekte güçlü bir toparlanma yaşayacağımıza işaret ediyor.” şeklinde bir değerlendirmede bulundu. 

 

Döviz ve Yabancı Yatırımcıların Geçen Hafta Türkiye Piyasalarındaki İşlemleri:

TCMB tarafından haftalık olarak yayınlanan verilere göre, TCMB’nin net uluslararası rezervleri 4 Eylül itibarıyla bir önceki haftaya göre 4,6 Milyar Dolar düşüşle 18,6 Milyar Dolara geriledi. Net uluslararası rezerv böylece iki haftada 9,6 Milyar Dolar gerilemiş oldu.

Analistlere göre net uluslararası rezervler böylece 2004 ortasından bu yana en düşük seviyeye indi.

28 Ağustos-4 Eylül haftasında yurt dışı yerleşik yatırımcılar reel olarak 91,2 Milyon Dolar hisse senedi satarken 70,5 Milyon Dolar repo dahil Devlet İç Borçlanma Senedi (DİBS) aldı. Bahsi geçen haftada yurt içi piyasalar, ekonomik verilerin beklentilerin altında gelmesiyle küresel borsaların aksine satış ağırlıklı seyir izledi. 

Yılbaşından beri yurt dışı yerleşikler toplam 5.376,6 Milyon Dolarlık hisse senedi, 7.641,6 Milyon Dolarlık DİBS satışı yaptı. Yurt dışı yerleşikler böylelikle 2020 yılında toplam 13.018,2 Milyon Dolarlık menkul kıymet satışı gerçekleştirmiş oldu.

Son 1 yıllık süre zarfında yurt dışı yerleşikler 5.701,3 Milyon Dolarlık hisse senedi ve 8.514,1 Milyon Dolarlık DİBS satışı gerçekleştirirken menkul kıymet piyasasından 14.215,4 Milyon Dolar yabancı çıkışı oldu.

Hisse senedi piyasasında yabancıların payı 4 Eylül itibariyle %51,4 olurken önceki haftada bu oran %51,2 seviyesindeydi. 2019 yılı kapanışında %60,9 olan yabancı payı 1 sene öncesinde ise %64,1 idi.

Bunun yanı sıra, bu hafta ülkemizi ilgilendiren önemli ekonomik paritelerin izleyecekleri yön şu şekilde tahmin edilmektedir:

• Dolar Endeksi (DXY): Dolar Endeksi geçtiğimiz hafta kısmi bir yükseliş yaşamakla bitlikte kritik direnç noktası olan 93,38 seviyesini aşamayarak bu seviyenin altında haftalık kapanış yapmıştır. DXY’nin yaşadığı bu ufak yükseliş, aslında düşüş için bir onay niteliği de taşıyabilir. Önümüzdeki hafta şayet 93,40 üzerinde günlük kapanışlar gerçekleştiremez ise endeksin aşağı yönlü bir hareket yaparak 92,80 ve ardından da 92,28 bölgesine çekilmesi muhtemeldir. Ancak yukarı yönlü hareketin devamı halinde ise, 93,77-94,20 seviyeleri endeksin karşılaşacağı direnç bölgesi olacaktır.

• EUR/USD: Parite, geçtiğimiz hafta yatay bir seyir izlemiş ve haftayı bir öncekine göre ufak bir yükselişle kapatmıştır ve halen kısa vadeli yükseliş trendi içindedir. 1,18 seviyesinin altında günlük kapanış yapmadığı müddetçe de 1,19-1,20 bandına doğru artış potansiyeli vardır. Şayet DXY’ye bağlı olarak geri çekilme hareketinin söz konusu olmasıdurumunda 1,1695’e kadar geri çekilme alanı vardır. 

• Brent: Brent Petrol de ham petrolden etkilenerek haftayı ikinci kez düşüşle kapatmıştır. Böylelikle  Brent Petrol kısa vadeli düşüş trendine girmiştir. İlk etapta 38 Dolar destek noktası altında günlük kapanışlar yapması ve ardından 35 Dolar seviyesine gerilemesi muhtemeldir. Düşüş trendinden çıkabilmesi için 43 Dolar seviyesi üzerinde günlük kapanışlar yapması gerekmektedir. 

• Ons Altın: Haftayı yatay bir seyir izleyerek geçiren altın, kritik destek olan 1940 Doların hafif üzerinde kapatmıştır. Orta vadeli pozitif trend içinde kalmayı sürdürmektedir. Bu seviye üzerinde kalmayı başarır ve 1960 Dolar üzerinde günlük kapanışlar yaparsa, Ons Altın 2015 Dolar olan direnç bölgesine taşınabilecektir. Ancak geri çekilme hareketi yaşaması halinde karşılaşacağı ilk destek 1911 Dolardır. Burayı kırması halindeyse 1900-1879 Dolar seviyelerindeki destek bölgesine kadar geri çekilme yaşaması, teknik bakımdan mümkün görülmektedir

• Bitcoin (BTC): Hafta boyunca yatay bir seyir izlemiş ancak haftayı önceki haftaya göre hafif bir yükselişle tamamlamıştır. Halen kritik haftalık ortalamasının altındadır. Ancak 10,807 Dolar seviyesi üzerinde günlük kapanış yapması halinde ilk etapta 11,000 ve burayı da aşması durumunda 11420 direnci vardır. Aşağı yönlü hareketler yapması halinde ise 8,814 Dolar seviyesine kadar alan vardır.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.