Haftalık Ekonomi  ve Finans Değerlendirmesi(17-23 Şubat 2020)

Haftalık Ekonomi ve Finans Değerlendirmesi(17-23 Şubat 2020)

Bu çalışmada, Türkiye’yi ilgilendiren bazı ekonomik verileri değerlendirerek öngörülerde bulunulmuştur.

A+A-

Geçtiğimiz hafta veri akışı özellikle bölgemizde artan gerginlik ve jeopolitik risk nedeniyle yine yoğun ve hareketli/volatil bir hafta oldu. Küresel piyasalarda korona virüs salgını ile ilgili gelişmeler fiyatlamalarda etkili olmaya devam etti. Salgın ile hayatını kaybedenlerin sayısı gün geçtikçe artarken, salgının henüz tepe noktasına ulaştığına yönelik somut işaretlerin gözlenmemesi piyasaların tedirgin kalmasına neden oldu. Öte yandan, ABD’den güçlü gelen veriler sonrasında Dolar diğer para birimlerine karşı geçen hafta değer kazandı. Verilerin iyi gelmesinin, aynı zamanda Kasım ayında ABD’de yapılacak seçimlerde mevcut Başkan Trump’ın elini güçlendirdiği ve bunun da siyasi belirsizliği azaltmasının Dolar’a extra bir destek verdiği değerlendirilmektedir. Ayrıca, piyasaların tetikte olmasının ötesinde ABD’nin Çin’deki salgının yaratacağı ekonomik etkilere görece daha az maruz kalacak olması “Güçlü Dolar” konseptini destekleyen bir başka etken olarak görülmektedir.

FED Başkanı Powell, geçen hafta ABD Temsilciler Meclisinde yaptığı konuşmada virüsün etkilerini yakın zamanda verilerde görebileceğimizi ve tedarik zincirindeki bozulmanın virüsün etkilerinden biri olacağını vurguladı. FED Başkanı ABD Senatosu Bankacılık Komitesinde yaptığı yarıyıl sunumunda da ABD'nin ekonomik görünümüne güvenini tekrarladı.

Halen birçok yatırım bankası Çin’in bu çeyreğe ve seneye ilişkin büyümesini aşağı çekmeyi sürdürüyor. S&P derecelendirme kuruluşu Çin’in büyümesinin bu yıl % 5’e kadar düşebileceğini tahmin ettiğini açıkladı. Dolar endeksindeki güçlenme ve zayıf Euro Bölgesi sanayi üretimi ile birlikte EUR/USD paritesi, 2 yılın en düşük seviyelerine gerileyerek 1,09 seviyesinin altına indi.

Öte yandan geçtiğimiz hafta OPEC’in arz kısıntısına gidilebileceği beklentisiyle bizim için de önemli olan Brent Petrol fiyatı 55 doların üzerine çıktı. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) ise küresel petrol talebinin 2009’dan bu yana ilk defa bu yıl birinci çeyrekte korona virüs salgını nedeniyle yıllık olarak düşmesini beklediğini açıkladı. Ayrıca, özellikle Dünya Bankası ve IMF çevrelerinde önümüzdeki 15 yıl içinde petrol talebinin küresel anlamda önemli oranda azalacağına ve petrol ihracatçısı Arap ülkelerinin bu süreçte yaklaşık 2 Trilyon Dolar zarar edeceklerine ilişkin bir tespit ve beklenti söz konusudur.

Ülkemizde ise geçtiğimiz hafta başında BDDK, bankaların komisyon ücretlerinde ciddi miktarda kısıtlamalar yaptı. Ekonomi piyasasının gündemine oturan bu gelişmeye uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu “Moody's”ten tepki geldi.

 

Moody’s 1Mart tarihinde yürürlüğe gireceği duyurulan bankaların işlem ücretlerine yönelik düzenlemenin bankaların karlılıkları açısından olumsuz olduğunu bildirdi.

 

Öte yandan geçtiğimiz hafta TÜİK, Kasım 2019'a ilişkin iş gücü istatistiklerini açıkladı.

Buna göre, Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı, 2019 Kasım ayında bir önceki yılın aynı ayına göre 327 bin kişi artarak 4 milyon 308 bine çıktı. İşsizlik oranı 1 puan yükselerek % 13,3 oldu. Bu oran, Ekim 2019’a göre ise 0,1 puan azaldı.

Bunun yanında, geçen hafta TÜİK, ülkemizin Sanayi Üretimi verilerini yayınladı. Buna göre, Türkiye’de Sanayi Üretimi yıllık % 8,6 oranında artış gösterdi. Verinin alt bileşenlerine bakıldığında, sanayi üretiminin aylık % 1,9 ve 2019 yılının aynı dönemine göre % 5,8 oranında yükseldiği görüldü.

Döviz ve Yabancı Yatırımcıların Geçen Hafta Türkiye Piyasalarındaki İşlemleri:

TCMB tarafından haftalık olarak yayınlanan verilere göre, 

https://www.paraborsa.net/wp-content/uploads/2020/02/bizim-menkul-haftalik-yabanci-islemleri-31-ocak-7-subat-2020.png

Borsadaki yabancı takas oranına bakıldığında, hisse senedi piyasasında yabancıların payı 07 Şubat itibariyle %61 olurken önceki haftada bu oran %60,5 seviyesindeydi. 2019 yılı kapanışında %60,9 olan yabancı payı 1 sene öncesinde ise %64,9 seviyesinde yer almaktaydı.

Haftalık performanslara bakıldığında, geçen haftaki gibi ABD Borsası -NASDAQ– en çok değer artışı kaydeden borsa olurken, yine ABD’nin Vadeli İşlemler Borsası da – S&P500– en fazla değer kaybeden borsa oldu. Bizim borsamız -BİST 100- ise haftayı -% 0,71’lik kayıpla tamamladı.  

Haftanın en çok değer kazandıran ekonomik varlığı % 5,28’lik artışla Brent Petrol olurken, en fazla kayıp ise ABD Doları karşısında  - % 1,04 değer kaybeden Euro oldu.

TL ise USD karşısında haftayı yaklaşık -% 0,59’luk kayıpla kapattı.

B-) Haftaya Bakış: 17 Şubat 2020 ile başlayan hafta, veri akışı bakımından geçen haftaya kıyasla biraz daha yoğun geçecektir. Önemli görülen veri setleri şu şekildedir:

17 Şubat Pazartesi günü, Japonya’da Büyüme Oranı verisi açıklanacaktır.

18 Şubat Salı günü, İngiltere’de İşsizlik Haklarından Yararlanma Başvuruları ile Ortalama Gelir Endeksi ilan edilecektir. Almanya’dan ise anket katılımcılarının ekonomik beklentilerini gösteren ZEW Endeksi verisi gelecektir.

19 Şubat Çarşamba günü, İngiltere’de TÜFE ve ÜFE verilerinin yer aldığı enflasyon rakamları ile ABD’de de ÜFE verisi ve İnşaat İzinleri verisi ilan edilecek olup, FED Para Piyasası Kurulu’nun (FOMC) geçen ay yaptığı toplantının tutanakları açıklanacaktır.

20 Şubat Perşembe günü, ABD’den Ham Petrol Stokları ile İngiltere’den Perakende Satışlar verisi, Rusya’dan da Merkez Bankası rezervleri verisi gelecektir. Çin’de Merkez Bankası toplantısı yapılacak ve en düşük Kredi Faiz Oranı ile Euro Bölgesinde ECB Para Piyasası Kurulu’nun (FOMC) geçen ay yaptığı toplantının tutanakları açıklanacaktır.

Haftanın en yoğun günü olan 21 Şubat Cuma günü, Euro Bölgesinde TÜFE ve ÜFE verilerinin yer aldığı enflasyon rakamları ile ABD’de Ev Satışları verisi açıklanacaktır. Bunun yanı sıra Almanya, Euro Bölgesi, İngiltere ve ABD’den İmalat PMI verileri gelecektir.   

Türkiye’de, 19 Şubat Çarşamba günü, TCMB Para Piyasası Kurulu toplanacak ve Bir Hafta Vadeli Repo Oranını (Politika Faizi) açıklayacaktır. Genel piyasa beklentisi 50 Baz puan indirim olacağı şeklindedir.

Bunun yanı sıra, bu hafta ülkemizi ilgilendiren önemli ekonomik paritelerin izleyecekleri yön şu şekilde tahmin edilmektedir:

  • Dolar Endeksi (DXY): Yükseliş hareketini sürdürerek haftayı 99,03 seviyesinden kapatmıştır. ABD Dolarındaki güçlenme eğilimi devam etmektedir. Bu haftaki direnç seviyeleri 99,69-100,00 seviyeleridir. Kısa süreli olması muhtemel geri çekilmelerde ise 96,60 seviyesine kadar alan vardır.
  • EUR/USD: DXY ile ters korelasyon yaşayan ve dolayısıyla ABD Dolarındaki güçlenme eğiliminden olumsuz olarak etkilenen parite, Brexit’in gerçekleşme sürecinden de negatif ivmelenerek geri çekilmeye devam etmiş ve haftayı 1,0851 seviyesinden kapatmıştır. Önümüzdeki hafta 1,0814 seviyesine kadar gerileyip buradan bir dönüş yapmaya çalışması muhtemeldir. Ancak bu seviyeyi de aşağı yönlü kırması halinde destek seviyesi 1,0752’dir.
  • WTI: Ham petrol verisi olarak, haftayı hafif bir toparlanma ile 52,05 seviyesinden kapatmıştır. Bu yükseliş bir tepki alımı olarak değerlendirilebilir. Hareketin devamı ile pozitif trendin başlaması için 56,61 seviyesi üzerinde günlük kapanışlara ihtiyaç vardır. Geri çekilmelerde ise 49,78-46,36 hattı, destek bölgesi olacaktır.
  • Brent: Brent Petrol de haftayı artışla 57,33 seviyesinden kapatmıştır. Teknik olarak halen negatif trend içindedir. 62,33 seviyesi üzerinde haftalık kapanış yapamadığı takdirde de bu trend kanalı içinde devam edecektir. Bu durumda 51,70 seviyelerine kadar alan söz konusudur. Şayet negatif trend içinden çıkabilirse de 69,41 seviyesi, ana direnç seviyesi niteliği taşıyacaktır. 
  • USD/TL:  Aslında hafta başında kısa süreli bir geri çekilme yaşayarak 5,97’lere kadar gerileyen kur, daha sonra toparlanarak, haftayı ikinci kez 6 seviyesi üzerinde kalıp 6,0548 ile kapatmıştır. Önümüzdeki haftayı da bu seviyenin üzerinde kalarak kapatması halinde kur, artık 6 seviyesini dip destek haline getirmiş olacaktır. Kurdaki bu yükselişe etki eden en önemli faktörler, İdlip’te meydana gelen hareketlilik doğrultusunda artan jeopolitik risk faktörü ile buna bağlı olarak piyasadan çekilmekte olan uluslararası sermaye olmuştur. Suriye rejiminin aslında kendi ülke bütünlüğünü korumaya ve vatandaşlarının güvenliğini sağlamaya çalışan TSK mensuplarına yönelik saldırıları ile Türkiye’nin Suriye’deki rejim yönetimine verdiği sürenin bu ay sonunda dolacak olması, gerginliği artırmaktadır. Bu bağlamda önümüzdeki hafta da kurun yükselişini sürdürmesi şaşırtıcı olmayacaktır. 6,0991 seviyesi önemli direnç seviyesidir. Kısa süreli olabilecek bir geri çekilmede ise kurun 6,0153-5,9800 hattına inmesi düşük de olsa ihtimal dahilindedir.
  • Gram Altın: Haftayı önemli bir yukarı ivmelenme ile 308,33 seviyesinden kapatmıştır. Ons altın ve Dolar/TL kurunun pozitif ivmelenmesiyle yukarı yönlü hareketlerin devam etmesi potansiyeli olmakla birlikte teknik olarak ons altındaki “aşırı alım” durumu sebebiyle kısa süreli bir geri çekilme yaşanması da söz konusu olabilir. Böyle bir durumda ilk destek noktası 305,69’dur. Bu seviyenin aşağı yönlü kırılması halinde ise 303,83 ve 301,00 hattı destek bölgesi olacaktır. Önümüzdeki hafta gram altının 300 TL seviyesinin altına inmeyeceği değerlendirilmektedir. Yukarı yönlü hareketine devam etmesi halinde ise 310,42-311,55 seviyeleri, direnç bölgesi olacaktır.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.