CUMA SOHBETLERİ İsmail Büyükyıldırım

CUMA SOHBETLERİ İsmail Büyükyıldırım

İMAN KAVRAMI VE İYİ İNSAN OLMAK ARASINDAKİ BAĞINTI

A+A-

 

   İnsanın bu evren içerisinde yer alma sürecinden sonra bu varlığın hangi şartlarda evrenin bir parçası olduğu,evreniçerisinde yer alış nedeni gibi sorular, anlam arayışında olan insanlar için hep cevaplanması istenen hususlar olmuştur.Cenâb-ı Hak şöyle buyurmaktadır: “Biz insanı en güzel biçimde yarattık. Sonra onu aşağıların aşağısına indirdik. Ancak iman edip yararlı işler yapanlar müstesna! Onlar için kesintisiz bir ödül vardır.”(Tin suresi-3-4.ayet)

  Bu ayete göre insan yerlerin ve göklerin yegâne sahibi olan Yüce Allah, tarafından mükemmel biçimde yaratılmıştır. Ona, doğru ile yanlışı ayırt etmeye yarayan bir akıl ve iyilik yolunda rehberlik eden bir vicdan vermiştir. Bu anlamda güçlü, bilinçli, irade ve sorumluluk sahibi bir varlık olarak insan, kâinatın gözbebeğidir.  İnsanı yoktan var eden, onu yediren, içiren, doyuran, koruyan Allah Teâlâ’nın ondan istediği ise iman etmesi ve bunun için güzel işler yapmasıdır. Buna göre İnsanın var oluş sebebi, bir kul olarak dünyayı insanlık için huzurlu, adil ve yaşanabilir bir yuva kılmaktır.Eğer insan buna talip olmaz kendince belirlediği standartlarda bir hayat yaşamayı hedeflemeye başlarsa o zamanda kendisinde olması gereken üstün nitelikleri bir kenara bırakıp en değersiz varlık haline gelebilir.İşte bu ayrımdaki belirleyici husus “İman”dır. O halde iman nedir nasıl anlamalıyız sorusuna cevap vermemiz gerekir.

  "İman" kelimesinin, aslı "emn" kökünden gelir. Korkunun zıddı emniyet, güven" manasında, bir mastardır. İman; "emin olma, kalbin güven duyması ve sükûna kavuşturma" manasına gelir. Buna Türkçede "inanma" denir.İnanan ve güven duyan insana da “mümin” denir . Güvenme, verilen bir habere kalp den inanma, haberi getireni tasdik etme; bir şeye tereddüde düşmeksizin tasdik etme manasına gelir.;Allah'ın kendisini bir amaç için yarattığına,bu amacı gerçekleştirmek için yaşadığı hayata ilişkin bir takım kurallar koyup ona olması gereken hayatı ve kişiliği tanıttığına,bunun için de model insan olarak,Hz. Muhammed (s.a.s)'ınbelirlendiğine gönülden inanıp tasdik etmektir, iman. Ayrıcabu hayatı olması gereken şekilde yaşayabilmek için çok özellikli yaratılan insanın, yaratıcı tarafından planlanıp programlanan hayatın akışı içerisinde.hem kendisinin hemde doğal hayatın kontrolü için görevlendirilen  meleklerin olduğuna, insanın bu hayatı istenen şekilde yaşayabilmesi içinde “hayat kılavuzu” olarak hazırlanıp insana iletilen kitaplarına,bu kitapların hayat içerisinde nasıl anlaşılması gerektiğini açıklayıp anlatan ve örnekleyen peygamberlerine,bu kılavuzda belirlenen esaslara göre yaşamanın mantığı olan ahiret günü ne ve dünya hayatında yaşarken karşılaştığımız güç yetiremediğimiz bir takım doğal olayların planlanıp, yaptığımız her şeyin kendi seçimlerimiz sonunda  kaderimiz haline geldiğine , inanmaktır iman.

   İnsanoğlu son derece üstün niteliklere, ayrıcalıklı güç ve yeteneklere sahiptir. Bunlardan en önemlileri akıl ve iradedir. Bunlar sayesinde iyiliğe niyet edip hayatını bu  yöne yönlendirebilir. Ama aynı zamanda bu üstün niteliklere sahip insan, kendisinin üstün özelliklerini unutup kötülüğe yönelerek dünyaya zulüm de yayabilir.Bu durum insanın imtihan edilmekte olan bir varlık oluşu sebebiyledir.Sabırlı, azimli, fedakâr, barışçıl ve adil tavırlarıyla mutlu bir dünya inşa edebileceği gibi cahil, bencil, hırslı, aceleci ve nankör tutumu yüzünden kendini ve çevresini tehlikeye de atabilir.Bu iki yönü temsil etmekte oluşundaki amaç ise,iyi niteliklerini koruyup geliştiren insanlar için yaratılan,iyiliğin ve güzelliğin hakim olduğu cennetin taliplileriyle,olumsuz yönünü tercih edip kendini sadece dünyaya yönelik bir varlık olarak tanımlayan ve bunun sonucunda gerçek hayatta ummadığı bir sonuçla karşılaşmak zorunda kalacakların seçimidir.

  İnsanın bu şekilde iki yönlü varlık oluşundan dolayı Rabbimiz, insanı hiçbir zaman başıboş ve kendi haline bırakıp kendi tercihleriyle baş başa kalmasını istememiştir. Bunun içinde İnsan yaratıldığından itibaren onu vahiyle dünya hayatı ve sorumluluklarıyla ilgili bilgilendirerek kendisinden istenen kişilik modelini insana öğretmiş bu model içinde örnek ve uyarcı özellikleri olan peygamberleri görevlendirmiştir. Allah’ın insanlığa rehber, hayat ışığı ve bu imtihanı kazanma kaynağı olarak gönderdiği ,akıl sahiplerini peygamberimizin getirdiği bu kurtuluş reçetesini kabule davet eden ilâhî kanuna din denir. Bu anlamda din,insanlıkiçin bir iyilik hareketidir.Yani insanlar arasında iyiliğin ve iyi insanların hep var olması için Yaratıcının yol ve yöntem göstermesi ve öğretmesidir.Bu süreç ilk insanla birlikte var olmuş ve son güne kadar da var olacaktır.İnsanın kimi zaman içinden çıkamadığı sorularına cevap alabileceği, sorunlarına çözüm bulabileceği en sağlam bilgi kaynağı Allah katında uygun görülen ve gönderilen bütün peygamberlerin ortak misyonlarını ifade eden “İslam”dır. Buna göre İslam’ın davetine uyarak iman eden kimse, hayatının en doğru kararını vermiştir. Müslüman olarak yaratıcının kendisine önerdiği bir iyilik hareketi olarak tanımladığımız ”İslam”la hayatına anlam katıp,şerefbulmuştur. Herhangi bir zorlama olmadan, kendi tercih ve arzusuyla Allah’a yönelmiştir. İçten bir bağlılıkla O’nun emir ve yasaklarını kabul etmiştir. Artık ondan, bu imanın gereklerini yerine getirmesi, mümince yaşaması beklenir.

  İslâm, eşsiz bir inanç, ibadet ve ahlâk sistemidir. İslâm’da ibadetin amacı, insanın kendisiyle, Rabbiyle ve diğer bütün varlıklarla sağlıklı bir iletişim kurmasını sağlamaktır. Bu sebeple her bir ibadet, güzel ahlâk ile tamamlanmayı bekler. Müslümanca bir hayat ibadetlere olduğu gibi ahlâkî ilkelere de sahip çıkmakla yaşanır. Hakkı korumak ve zulme izin vermemek, merhameti yaşatmak ve şiddete engel olmak, Müslüman olmanın vazgeçilmez gereğidir. Adalet, dürüstlük, tevazu ve cömertlikle hayata bereket katmak, Müslüman’ın asli kişiliğidir. Unutmayalım ki, aklını hakka, kalbini hayra imkânlarını yararlı işlere bağlayanlar, imanın gereğini yerine getirmiş olur.

 Rabbim bizlere, bu hayatı olması gerektiği gibi anlamlandırmayı,Rabbin istediği şekilde bir insan olmayı ve bu hayatı yaşamayı nasip etsin-AMİN-

Bu yazı toplam 1408 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.